|
Binlerce aile köylerini terk edip büyük şehirlere göçerken, terörün cahillikten beslendiğini fark eden gençler bölge için umut oldu. Okuma azminden vazgeçmeyen Güneydoğulu gençler, köylerine doktor olarak dönmeye başladı. Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'ndeki mezuniyet töreni, bölgenin geleceğini karartmaya çalışanlara verilen en güzel cevap niteliğindeydi. Çocuklarına doktorluk diplomasını veren anne-babalar, bu kez acı yerine sevinç gözyaşları döktü.
Cuma Cengiz, Yılmaz Çatan, Adil Çelik ve Erkan Yalçınkaya, beyaz önlüğünü giyip kendi köylerinde şifa dağıtacak gençlerden sadece birkaçı. Ailesinin okuyan tek çocuğu olan Cuma, anne-babasının yanı sıra bütün Kulp ilçesinin gurur kaynağı. Çünkü Cuma, Kulp'un ilk doktorlarından biri. Babası Faik Cengiz, "Bölgede yaşanan olayları görünce yüreğim yanıyordu. Çocuğuma sürekli nasihatlerde bulundum, okuması gerektiğini söyledim. Çok şükür hayırlı bir evlat oldu." diyerek duygularını dile getiriyor. Mardin'in Mazıdağı ilçesindeki zor şartlara rağmen çocuklarını okutmayı başaran Çelik ailesi de oğulları Adil'in başarısıyla iftihar ediyor.
Binbir zorluğa rağmen oğlunu okutmayı başaran anne Makbule Çelik, 'doktorluk' diplomasını verirken gözyaşlarına hakim olamıyor. Ömer-Rahime çiftinin biricik evladı Yılmaz Çatan ise Adıyaman'ın gururu. Varını yoğunu Yılmaz'ın okuması için feda ettiğini söyleyen anne Rahime Çatan, diploması verilirken oğluna gururla sarılıyor. Anne Çatan mutluluğunu şu sözlerle dile getiriyor: "Ömer yalnız bizim ailenin değil, beldenin ilk doktoru oldu. Yıllar sonra gelen bu sevince yürek dayanmaz." Evladını teröre kaptıran çok sayıda ailenin acısına tanık olduğunu anlatan baba Ömer Çatan ise "Çocuğumun okuması için elimden ne geliyorsa yaptım. Oğluma sahip çıkmaya çalıştım. Aileler çocuklarına sahip çıkmazsa başkaları sahip çıkıyor." diyor. Baba Çatan oğlunun okumayan arkadaşlarından bazılarının terör kurbanı olduğunu belirtiyor.
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olan 93 öğrenciden biri de Erkan Yalçınkaya. Erkan, hipokrat yeminini ettikten sonra mezuniyet belgesini 75 yaşındaki anneannesi Naime Cengiz'in elinden aldı. Bölgedeki olayların tamamına tanıklık ettiğini anlatan Naime nine, torununun teröre kurban giden akranlarını düşündüğünde ağladığını dile getiriyor. Naime nine, "Bu bölgenin tek kurtuluş yolu eğitimdir. Burada olmayan bu gencecik çocukların yaşıtları kim bilir şimdi nerede... Aralarında teröre kurban giden de, sokağa düşenler de var. Doktor olan bu çocukların aklına hastadan başka bir şey gelir mi?" ifadelerini kullanıyor.
Üniversitedeki duygu dolu anlara şahit olan Diyarbakır DÜ Rektörü Fikri Canoruç, Güneydoğu'da DÜ'nün gençlerin tek umudu olduğunu söylüyor. Rektör Canoruç, 42 yıllık bir hekim olduğunu belirterek, yeni mezunlara bazı tavsiyelerde bulunuyor: "Lütfen hekimlik yaparken etik değerlere riayet edin. Üzülerek ifade ediyorum ki birçok meslekî dalda olduğu gibi son zamanlarda hekimlikte de etik değerlerden uzaklaşıldığını görüyorum. Ayrıca bu meslekte sabırlı ve şefkatli olmanız gerektiğini unutmayın."
ÖSS'yi kazanan öğrenci sayısında artış
Şiddetli terör olaylarının yaşandığı yıllarda, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki binlerce kişi zarar gördü. TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu'nun raporuna göre; Doğu ve Güneydoğu'da 3 bin 688 köy ve mezra boşaltıldı. Boşaltılan bu köylerden 400 bine yakın kişi göç etti. Bir dönem güvenlik gerekçesiyle köylerin terk edildiği bölgede halk artık eğitime dört elle sarılıyor. Özellikle 2000 yılından sonra bölgedeki öğrenci sayısında hızlı bir artış görülüyor. Buna bağlı olarak üniversite kazanan öğrenci sayısı da her geçen yıl belirgin bir şekilde yükseliyor. Diyarbakır Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Şeyhmus Ayan'ın verdiği bilgilere göre; 2000 yılında 24 bin, 2003 yılında 29 bin, 2005 yılında ise 35 bin öğrencinin ÖSS sınavında barajı geçti. Diyarbakır'da 2004 yılında 9 bin, 2005 yılında 10 bin 2006 yılında ise 12 bin öğrencinin lisans programlarına yerleştiğini anlatan Ayan, aynı artışın ortaöğretim kurumlarında da yaşandığını dile getiriyor. Ortaöğretim kurumlarına 2001-2004 döneminde kayıt yaptıran 14 bin öğrenciden 9 bini, 2002-2005'te 14 binden 10 bini, 2003-2006 döneminde ise kayıt yaptıran 17 bin öğrenciden 12 bini mezun oldu.
Şahsi Yorum
Terör yıllarca bizi bölmekten,bize acı çektirmekten başka hiç birşey yapmadı.İşte Kanıtı da bu insanlardır.Bu insanlar Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olmanın verdiği inanç ile başardılar...Ve hep başaracaklar da...Bizi bölmek isteyenler her zaman kaybedecekler...Çünkü Bir Türküz...
Ne Mutlu Türküm Diyene!!
|